Çocukların Cinsel İstismarı ( Madde 103) ve Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu ( Madde 104)


Çocukların Cinsel İstismarı Suçu ( Madde 103

Çocukların cinsel istismarı suçu TCK 'nın  Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar başlığında madde 103'de düzenlenmiştir.

Madde metninde çocukların cinsel istismarı fiilleri suç olarak tanımlanmıştır. Erişkin kişilere karşı işlenen fiiller açısından cin­sel saldırı ifadesi kullanılmasına rağmen, çocuklar açısından cinsel istismar ifadesi kullanılmıştır. Erişkin kişilere karşı gerçekleştirilen cinsel davranışla­rın kişinin rızasına aykırı olması gerekir. Aksi takdirde, yani kişinin rızası­nın bulunması hâlinde, ceza hukuku sorumluluğunu gerektiren davranışlar­dan söz edilemez. Erişkin kişilere karşı gerçekleştirilen cinsel davranışlar açısından rızanın varlığı, ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmaktadır. Buna karşılık, onbeş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fii­lin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuk­lara karşı gerçekleştirilen cinsel davranışlar açısından, rızanın varlığı ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır. Başka bir deyişle, kendisine karşı gerçekleştirilen cinsel davranışlar açısından bu çocuğun rıza açıklamasında bulunması, fiili suç olmaktan çıkarmayacak ve kişinin ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmayacaktır. Bu bakımdan, onbeş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte maruz kaldığı fiilin hukukî anlam ve sonuçla­rını algılama yeteneği gelişmemiş olan kişilere karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış, cinsel istismar olarak kabul edilmiştir.

Onbeş yaşını tamamlamış ve maruz kaldığı fiilin hukukî anlam ve so­nuçlarını algılama yeteneği gelişmiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen cinsel davranışların cinsel istismar olarak nitelendirilebilmesi için, bunların cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak ger­çekleştirilmesi gerekir. Bu nitelendirme, cinsel saldırı ve cinsel istismar fiil­leri açısından ortaya konan ayırım ölçütüne aykırı olmakla birlikte; suçun mağdurunun çocuk olması ve bu fiiller karşısında direncinin zayıflığı göz önünde bulundurularak, söz konusu fiillerin de bu madde kapsamında suç olarak tanımlanması yoluna gidilmiştir. Fıkranın (b) bendinde söz konusu edilen cinsel istismar bakımından, çocuğun iradesinin ortadan kaldırılmış olması değil, “iradeyi etkileyen neden” ifadesi kullanılmıştır.

Çocukların Cinsel İstismarı Ceza Miktarı ve Nitelikli Halleri Nelerdir ?

Madde 103 : '' Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, 8 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismar suçunun sarkıntılık düzeyinde kalması halinde 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması halinde verilecek ceza, istismar durumunda 10 yıldan, sarkıntılık durumunda 5 yıldan az olamaz. Sarkıntılık düzeyinde  kalmış suçun failinin çocuk olması halinde soruşturma ve kovuşturma yapılması mağdurun, velisinin veya vasisinin şikayetine bağlıdır. Cinsel istismar deyiminden,

a) On beş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış,

b) Diğer çocuklara karşı sadece cebir,tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel davranışlar, anlaşılır.

2) Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda , 16 yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur. Mağdurun oniki yaşını tamamlamamış olması halinde verilecek ceza 18 yıldan az olamaz. 

3) Suçun ;

a) Birden fazla kişi tarafından birlikte,

b) İnsanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle, 

c) Üçüncü derece dahil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye karşı ya da üvey baba , üvey ana , üvey kardeş veya evlat edinen tarafından

d) Vasi, eğitici , öğretici, bakıcı ,koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren veya gözetim  yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından 

e) Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle, 

işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. 

(4) Cinsel istismarın, birinci fıkranın (a) bendindeki çocuklara karşı cebir veya tehditle ya da (b) bendindeki çocuklara karşı silah kullanmak suretiyle gerçekleştirilmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.

 (5) Cinsel istismar için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması hâlinde, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

(6) Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.  


Reşit Olmayanla Cinsel İlişki ( Madde 104 )

Reşit olmayanla cinsel ilişki, madde 103 'ten farklı olarak onbeş yaşını bitirmiş çocuklarla cebir,tehdit ve hile olmaksızın cinsel ilişkide bulunan kişilere verilen cezadır.

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki

Madde 104 :'' 1) Cebir, tehdit ve hile olmaksızın , onbeş yaşını bitirmiş çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, şikayet üzerine , 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

2) Suçun mağdur ile arasında evlenme yasağı bulunan kişi tarafından işlenmesi halinde, şikayet aranmaksızın , 10 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

3) Suçun, evlat edineceği çocuğun evlat edinme öncesi bakımını üstlenen veya koruyucu aile ilişkisi çerçevesinde koruma, bakım ve gözetim yükümlülüğü bulunan kişi tarafından işlenmesi hâlinde, şikâyet aranmaksızın ikinci fıkraya göre cezaya hükmolunur. 


ÇOCUKLARIN CİNSEL İSTİSMARI VE REŞİT OLMAYANLA CİNSEL İLİŞKİ SUÇUNA DAİR YARGITAY KARARLARI


Olayın ortaya çıkmasının ardından, mağdurenin babasının suça sürüklenen çocuğun babası ile konuşup çocukların evlenmelerini istemesine karşılık suça sürüklenen çocuğun ailesinin bu durumu kabullenmemesi üzerine olayın adli mercilere intikal ettirilmesi, mağdurenin duruşma beyanında; suça sürüklenen çocuğun kendisi ile zorla ilişkiye girdikten sonra okuldan arkadaşı olan ...'yi arayıp ondan kıyafet istediğini ve suça sürüklenen çocuğun, ...'yi olayın yaşandığı eve getirdiğini ifade etmesine mukabil, tanık ...'nin bu olayı doğrulamayıp, mağdurenin o gün anormal bir durumu olmadığını, neşeli olduğunu ve kendisine olayı ertesi gün anlattığını beyan etmesi, suça sürüklenen çocuğun tüm aşamalarda mağdure ile rızasıyla ilişkiye girdiğini savunması ve tüm dosya içeriği nazara alındığında eylemin cebir veya tehditle gerçekleştirildiğine dair mahkûmiyete yeter her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi yerine, yazılı şekilde beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarısuçundan hüküm kurulması,Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ( Yargıtay 14.Ceza Dairesi 2014/3518 Esas 2016/3247 Karar)




Mağdurun aşamalardaki samimi anlatımlarına ve dosya içeriğine göre, mağdurun yanaklarını okşayıp öptüğü anlaşılan sanığın eyleminin TCK.nın 103/1. maddesinde düzenlenen çocukların cinsel istismarı suçunu oluşturduğu halde, suç vasfında yanılgıya düşülerek TCK.nın 105. maddesinde düzenlenen cinsel taciz suçundan hüküm kurulması,Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün sanığın ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 06.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.  (Yargıtay 14. Ceza Dairesi 2012/4409 Esas 2014/2863 Karar )



Çocukların cinsel istismarı ve reşit olmayanla cinsel ilişki dosyaları ile ilgili ceza avukatıyla çalışmak son derece önemlidir.