Kasten Yaralama Suçu


Kasten Yaralama Suçu Nedir ?

Kasten yaralama; kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına sebep verilerek işlenen suçtur. Kasten yaralama suçu, uygulamada çokça işlenen bir suç tipidir.

Kasten yaralama suçu, failin hareketiyle mağdurun vücuduna acı vermesi, sağlığının veya algılama yeteneğinin bozulmasına sebep vermesi gerekmektedir. Failin hareketiyle mağdur üzerindeki sonuçlar arasında illiyet bağının da olması gerekmektedir. Kasten yaralama birçok hareketle gerçekleşebilir; mağdura vurma, yakma vs. şeklinde gerçekleşebilir.

Kasten Yaralama Suçunun Cezası Nedir ?

Kasten yaralama suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 86.maddesinde düzenlenmiştir.  Kasten yaralamanın basit tıbbı müdahale giderilebilecek olması durumunda TCK 86/2 .maddesi uygulanır.

(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, dört aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. 

86/2 . maddesi uyarınca kasten yaralamanın basit hali basit bir tıbbı müdahaleyle giderilebilecek olması halinde faile , 4 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezasına çarptırılır. Yaralamanın basit bir tıbbı müdahaleyle giderilip giderilemeyeceği Adli Tıp Kurumundan gelen rapora göre değerlendirilir.

Kasten yaralamanın basit tıbbı müdahale ile giderilemeyecek olması durumunda ise TCK 86/1 maddesi uygulanır.

(1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Kasten yaralamanın  basit halinin basit tıbbı müdahale ile giderilememesi halinde faile, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilir.

Kasten yaralamanın nitelikli hallerinin bulunması halinde verilecek ceza artırılır.

(3) Kasten yaralama suçunun;

a) Üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe karşı,

b) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,

c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,

d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,

e) Silahla,

f) (Ek:14/4/2020-7242/11 md.) Canavarca hisle, İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında, (f) bendi bakımından ise bir kat artırılır.

Kasten yaralama suçunun nitelikli halleri kanun da tek tek sayılmıştır. Buna göre; üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe karşı, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle , kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle , silahla işlenmesi halinde faile verilecek ceza yarı oranında ; canavarca hisle işlenmesi halinde ise bir kat artırılır. 


Kasten Yaralama Suçunun Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Halleri 

Kasten yaralamanın ağırlaşmış halleri kanun da belirtilmiştir. Bu durumda verilecek ceza, yaralamanın kalıcılığına ve ağırlığına göre değişmektedir. Kasten yaralama suçunun ağırlaşmış halleri 87. Madde de düzenlenmiştir.

Madde 87- (1) Kasten yaralama fiili, mağdurun;

a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,

 b) Konuşmasında sürekli zorluğa,

 c) Yüzünde sabit ize,

 d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma, 

e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına,

Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, bir kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya giren hallerde üç yıldan, üçüncü fıkraya giren hallerde beş yıldan az olamaz

(2) Kasten yaralama fiili, mağdurun; 

a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine, 

b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine, 

c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,

 d) Yüzünün sürekli değişikliğine, 

e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun düşmesine, 

Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, iki kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya giren hallerde beş yıldan, üçüncü fıkraya giren hallerde sekiz yıldan az olamaz

(3) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/4 md.) Kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması halinde, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre, yarısına kadar artırılır.

 (4) Kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse, yukarıdaki maddenin birinci fıkrasına giren hallerde sekiz yıldan oniki yıla kadar, üçüncü fıkrasına giren hallerde ise oniki yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Kasten Yaralama Suçunun İhmali Davranışla İşlenmesi

Kasten yaralama suçunun ihmali davranışla işlenmesi TCK’nın 88. Maddesinde düzenlenmiştir.

Madde 88- (1) Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilebilir. Bu hükmün uygulanmasında kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesine ilişkin koşullar göz önünde bulundurulur.

 

KASTEN YARALAMA SUÇUNA İLİŞKİN YARGITAY KARARLARI

Müşteki ...’nu 5237 sayılı TCK ‘nin 37. maddesi gereğince iştirak halinde temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ... ile birlikte yaralayan suça sürüklenen çocuk ...’in TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca belirlenen temel cezasında, katılanın burun kemiğinde meydana gelen kırık nedeniyle TCK’nin 87/3. maddesi uyarınca artırım yapılmaması suretiyle suça sürüklenen çocuk ...’e eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre suça sürüklenen çocuğun temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA . ( Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2020/6057 E. 2020/6726 K.)


Mahkemece sanık hakkında atılı suçtan dolayı dava zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle düşme kararı verilmiş ise de; sanığın eyleminin TCK'nin 86/1, 86/3-e, 87/1-c ve TCK'nin 87/1-son maddeleri kapsamında kalması, TCK 66/4 maddesi gereği dava zamanaşımı süresinin hesaplanmasında işlenen suçun yukarı sınırının göze alınması gerektiği, ayrıca TCK'nin 67/2-d maddesinde mahkumiyet kararının dava zamanaşımı süresini kestiği hususları gözetildiğinde, TCK'nin 66 ve 67. maddeleri uyarınca sanığın eylemi bakımından olağan dava zamanaşımı süresinin 15 yıl olması karşısında, sanık hakkında dava zamanaşımı süresi dolmadığı halde dava zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle düşme kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA.  ( Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2020/6139 E. 2020/6003 K. )


Sanığın, 5237 sayılı TCK’nin 6/1-f maddesi uyarınca silahtan sayılan sıcak suyu müştekinin üzerine dökerek yaralaması şeklindeki olayda, sanık hakkında TCK'nin 86/3-e maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza verilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA ( Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2020/2577 E. 2020/7056 K. )


Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 53/1. maddeleri gereğince kamu davası açıldığı, söz konusu kasten yaralama suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddelerinde yapılan değişiklikten önce de uzlaşma kapsamında bulunduğu, soruşturma aşamasında mağdurun usulüne uygun şekilde yapılan uzlaşma teklifini kabul etmediği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.10.2018 tarih, 2018/394 Esas ve 2018/478 sayılı kararı gereğince düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce usulüne uygun olarak yapılan uzlaşma tekliflerinin geçerli olduğu ve bu nedenle uzlaşma teklifi yapılmış ve kabul edilmemiş olan dosyalarda yeniden uzlaşma teklifi yapılmasına gerek bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği anlaşılmakla, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas - 367 sayılı kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesi gereğince asgari seviyede (1/4) oranında haksız tahrik indirimi uygulanması gerekirken, dosya kapsamı ile uyumlu olmayan gerekçe ile yazılı şekilde (3/4) oranında indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA. ( Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2020/6452 E. 2020/6994 K. )