Organ veya Doku Ticareti Suçu


Organ veya Doku Ticareti Suçu Nedir ? 

Organ veya doku ticareti suçunu anlatmadan önce organ ve dokunun ne anlama geldiğini belirtmek gerekmektedir. Organ ; belirli bir görevi veya görevler bütününü yapan doku grubudur. TDK ‘da ise şu şekilde tanımlanmıştır. Vücudun , belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü. Doku ise ; bir vücudun veya organın yapı öğelerinden birini oluşturan hücreler bütünü.

Organ veya doku ticareti suçu, insanlık tarihi boyunca var olmuş ve günümüzde de çokça işlenen suçlardandır. Özellikle Hindistan, Rusya ve Avrupa’nın bazı ülkelerinde sıklıkla işlenen bir suçtur. Burada özellikle ekonomik sebeplerden dolayı bu suç oluşmaktadır.

Organ veya doku ticareti suçu, Türk Ceza Kanunu’nun vücut dokunulmazlığına karşı suçlar bölümünün 91,92, 93. Maddelerinde düzenlenmiştir. Organ veya doku ticareti suçu Türk Ceza Kanunu’nda birkaç şekilde işlenen bir suçtur.  Buna göre ;

  • TCK 91/1 fıkrası uyarınca ; kişiden geçerli bir rıza olmaksızın, kişiden organ alan kişi organ veya doku ticareti suçunu oluşturur.

  • TCK 91/2 fıkrası uyarınca ; hukuka aykırı olarak , ölüden organ veya doku alan kimse.

  • TCK 91/3 fıkrası uyarınca ; organ veya doku satın alan, satan , satılmasına aracılık eden kişi bu suçu işlemiş olur .

  • TCK 91/4 fıkrası uyarınca ; örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi.

  • TCK 91/5 fıkrası uyarınca ; hukuka aykırı yollarla elde edilmiş olan organ veya dokuyu saklayan , nakleden veya aşılayan kişi.

  • TCK 91/6 fıkrası uyarınca; bir çıkar karşılığında organ veya doku teminine yönelik olarak ilan veya reklam veren veya yayınlayan kişiler organ veya doku ticareti suçunu işlemiş olurlar.

Organ veya Doku Ticareti Suçunun Cezası Nedir ?

Organ veya doku ticareti suçunda suçun türüne göre ceza tayini yapılmaktadır.

Madde 91- (1) Hukuken geçerli rızaya dayalı olmaksızın, kişiden organ alan kimse, beş yıldan dokuz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun konusunun doku olması halinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. 

(2) Hukuka aykırı olarak, ölüden organ veya doku alan kimse, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 

(3) Organ veya doku satın alan, satan, satılmasına aracılık eden kişi hakkında, birinci fıkrada belirtilen cezalara hükmolunur. 

(4) Bir ve üçüncü fıkralarda tanımlanan suçların bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.

 (5) Hukuka aykırı yollarla elde edilmiş olan organ veya dokuyu saklayan, nakleden veya aşılayan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 

(6) Belli bir çıkar karşılığında organ veya doku teminine yönelik olarak ilan veya reklam veren veya yayınlayan kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

 (7) Bu maddede tanımlanan suçların bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. 

(8) Birinci fıkrada tanımlanan suçun işlenmesi sonucunda mağdurun ölmesi halinde, kasten öldürme suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

 

Organ veya Doku Ticareti Suçunda Zorunluluk Hali 

Organ veya doku ticareti suçunda zorunluluk hali söz konusu olduğunda cezada indirim yapılabileceği gibi , ceza vermekten de vazgeçilebilir. Zorunluluk halinin olması için, kişinin organ veya dokularını içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik sebeplerden dolayı satmış olması gerekmektedir. Tabi her ekonomik ve sosyal durum zorunluluk halini oluşturmaz.

Zorunluluk hali 

Madde 92-(1) Organ veya dokularını satan kişinin içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik koşullar göz önünde bulundurularak, hakkında verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.

Organ veya Doku Ticareti Suçunda Etkin Pişmanlık

Etkin pişmanlık, kişinin işlenen suçtan ötürü pişman olması ve gerçeklerin ortaya çıkması için adalet sistemine yardımcı olmasıdır. Organ veya doku ticareti suçunda etkin pişmanlık hükümleri uygulanmaktadır.

Etkin pişmanlık 

Madde 93- (1) Organ veya dokularını satan kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce durumu merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını kolaylaştırırsa, hakkında cezaya hükmolunmaz. 

(2) Bu suç haber alındıktan sonra, organ veya dokularını satan kişi, gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve diğer suçluların yakalanmasına hizmet ve yardım ederse; hakkında verilecek cezanın, yardımın niteliğine göre, dörtte birden yarısına kadarı indirilir.


ORGAN VEYA DOKU TİCARETİ SUÇUNA İLİŞKİN YARGITAY KARARLARI

 

Zorunluluk halinin düzenlendiği TCK'nın 25/2. maddesinde, gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakka yönelik olup, bilerek neden olmadığı ve başka suretle korunmak olanağı bulunmayan ağır ve muhakkak bir tehlikeden kurtulmak veya başkasını kurtarmak zorunluluğu ile ve tehlikenin ağırlığı ile konu ve kullanılan vasıta arasında orantı bulunmak koşulu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez hükmünü içermekte olup, organ hastası olan sanığın hastalığının hayati tehlike arz edecek derecede olup olmadığı, gelişen tıp bilimi çerçevesinde suç oluşturan organ nakli eylemi dışında başka bir yolla tedavi edilme imkanı ve organ naklinde zaruret bulunup bulunmadığı araştırılıp, sonucuna göre sanık hakkında TCK'nın 25/2. maddesinin uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
Anayasa Mahkemesinin, TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA 
( Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2018/2623 E. 2019/8062 K. )


Organ veya doku ticareti yapılmasının suç olarak tanımlandığı TCK'nın 91/3. maddesinin gerekçesinde de belirtildiği üzere, burada önemli olan hususun organ veya dokunun para veya sair bir maddi menfaat karşılığında tedavüle tabi tutulması olup, suçun oluşması için ödemenin ne zaman yapıldığının ya da yapılıp yapılmadığının öneminin olmaması, hatta organ veya dokunun alınmasına dahi gerek bulunmaması karşısında, somut olayda yasa maddesinde öngörülen suçun tamamlandığı anlaşılmakla sanığa tayin edilen cezadan TCK'nın 35/2. maddesi gereğince indirim yapılmak suretiyle eksik cezaya hükmedilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. ( Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2015/15330 E. 2018/2266 K . )