
Zina, evlilik birliği devam ederken eşlerden birinin üçüncü bir kişi ile cinsel ilişkiye girmesidir. Günümüzde evlilik birliğinin sona ermesinin en büyük sebeplerinden biri de kuşkusuz tarafların sadakat yükümlülüğüne aykırı hakaret etmesi ve zina yapmasıdır. Özellikle, sosyal medya gibi iletişim uygulamalarının sayısının artması , insanların çok kolay bir şekilde başkaları ile iletişime geçmesi ve günümüz ahlaki ve sosyal etkiler zina nedeniyle boşanma davalarının artmasına da neden olmaktadır.
Zina nedeniyle boşanma özel bir boşanma sebebidir. Bu nedenle açılan boşanma davasında , zinanın ispatlanması gerekmektedir. Ayrıca; zina nedeniyle boşanma mutlak bir boşanma sebebidir. Koşullarının oluşması ve zinanın ispatlanması halinde mahkeme mutlaka boşanmaya karar vermelidir.
Zina nedeniyle boşanma TMK madde 161 ‘ de düzenlenmiştir. Burada zina nedeniyle boşanma davası açılması için gerekli koşullar belirtilmiştir. Madde metnine baktığımızda;
Madde 161- Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir.Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer.
Affeden tarafın dava hakkı yoktur.
şeklinde düzenlenmiştir. Madde metni açık olup, zina nedeniyle boşanma davası açılabilmesi için şartlar belirtilmiştir.
Bu anlamda ; zina nedeniyle boşanma davasının açılabilmesinin şartlarından biri , evlilik süresi içerisinde eşlerden birinin 3. kişi ile cinsel ilişkiye girmesidir. Evlilikten önce , nişanlılık döneminde bu tür davranışların yapılması halinde dava açılamayacaktır. Tarafların evlilik dönemi dikkate alınacaktır. Taraflar boşanma davası açmış, karar çıkmış ancak henüz kesinleşmemişse dahi taraflardan birinin bu eylemi gerçekleştirmesi halinde yine zina nedeniyle boşanma davası ayrıca açılabilecektir.
Eşlerden birinin 3. Kişi ile cinsel ilişki yaşaması, zina nedeniyle boşanma davasının açılmasının şartıdır. Bu nedenle , 3. Kişi ile flört etmek, mesajlaşmak, sarılmak gibi davranışlar zina sayılmayan hareketlerdir. Bu tür davranışlar sadakat yükümlülüğü aykırı davranış sayılmakta ve genel boşanma sebebi olan evlilik birliğinin temelden sarsılması davasının konusunu oluşturmaktadır. Burada , mahkeme zina nedeniyle boşanma kararı verebilmesi kesin delil aramaktadır . Bu yüzden bu sebeple dava açarken hukuki değerlendirmenin iyi yapılması gerekmektedir. Aksi takdirde, davanın red olma riski vardır.
Bu anlamda boşanma davasında otel kayıtları önemlidir. Zina nedeniyle boşanma davalarında en çok tercih edilen delillerden biri de otel kayıtlarıdır. Otel kayıtları bu anlamda kesin ve yeterli derecede bir delil olup, mahkemece zinanın varlığına delalet teşkil etmektedir. Bu konuda dava açarken, deliller kısmında karşı tarafın son 5 yıl veya ilgili tarihlerde Türkiye genelinde otel kayıtlarının celbi istenmelidir. Mahkeme yazacağı müzekkere ile karşı tarafın otel kayıtlarını istemektedir. Tarafın , 3 .kişi ile aynı odada otel kayıtlarının çıkması halinde bu kesin bir delil oluşturacak ve davanın seyrine önemli bir katkıda bulunacaktır.
Davayı açacak eş , zinayı öğrenmesinden itibaren 6 ay içerisinde ve her halde zina eyleminin üzerinden 5 yıl geçmeden dava açması gerekir. Hak düşürücü son derece dikkate alınması gerekir , aksi takdirde davanın red olma durumu vardır.
Zina nedeniyle boşanma davası açacak taraf, bir takım eylemleri ile karşı tarafı affetmiş, hoşgörü göstermişse daha sonra açacağı davada bu konulara değinemez. Af etmek veya hoşgörü göstermek sözle olabileceği gibi çeşitli davranışlarda olabilir. Örneğin; zina eylemin gerçekleşmesinden sonra karşı tarafla tatile gitmek, bir süre daha aynı evde yaşamak ve cinsel ilişkiye girmek, bir takım özel günleri kutlamak, eğlencelere gitmek gibi bir çok eylem af niteliğinde sayılmakta. Ve gerek kanunun açık metni gerekse de Yargıtay’ın bir çok kararında af niteliğinde sayılan eylemlerden bulunan kişinin dava hakkı olmayacağı belirtilmiştir.
Zina Nedeniyle Boşanmanın Mal Paylaşımına Etkisi
Zina nedeniyle açılacak boşanma davasında boşanma kararı dışında boşanmanın ferileri dediğimiz velayet, nafaka , maddi ve manevi tazminata etkisi kuşkusuz olacağı gibi , en büyük etkilerden biri de açılacak olan mal paylaşımı davasınadır.
01.01.2002 tarihinde Türk Medeni Kanunu’ndan yapılan değişiklikle edinilmiş mallara katılma rejimi kabul edilmiştir. Buna göre ; evlilik süresince edinilen mallara yarı yarıya esasına dayanmıştır. 01.01.2002 öncesi evliliklerde ise mal kimin üzerinde ise onun malı sayılmıştır. Bu anlamda yapılan değişiklik mal rejimi konusunda büyük bir değişiklik sayılmaktadır. Ancak ; Türk Medeni Kanunu’nun 236/2 maddesine göre zina nedeniyle boşanma halinde kusurlu eşin artık değerdeki payı hakimce azaltılabilir veya kaldırılabilir hükmü düzenlenmiştir.. Bunun için , zina nedeniyle açılan boşanma davasının öncelikle kabul edilmesi gerekmektedir.
Zina nedeniyle açılacak boşanma davalarında , mantıklı ve doğru hakaret etmek gerektiğinden sürecin mutlaka bir boşanma avukatı ile sürdürülmesi gerekmektedir.
Genel Boşanma Hukuku Rehberi : İstanbul genelindeki aile mahkemeleri süreçleri ve kapsamlı hukuki yaklaşımımız için İstanbul Boşanma Avukatı sayfamızı inceleyebilir ya da doğrudan bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Av. Doğan DİNÇER
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olan Av. Doğan Dinçer, Dinçer Hukuk Bürosu'nun kurucusudur. İstanbul Barosu'na kayıtlı olup, müvekkillerine uzun süredir özellikle Ceza Hukuku & Aile Hukuku alanlarında uzman, nitelikli ve çözüm odaklı hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.